
Kitabı Temin Etmek İçin Tıklayınız
İNSAN SANATI
Sosyal yaşamda ve iş hayatında başarılı insan yönetimi,
etkili iletişim ve insan ilişkileri bilgi ve beceriye dayanan davranışsal bir sanattır. (Nihat AYTÜRK)
Sosyal yaşamda (toplumda, evlilik ve aile hayatında); yönetim, siyaset, iş ve ticaret hayatında NİTELİKLİ VE ETKİLİ, BAŞARILI ve MUTLU BİR İNSAN OLMAK İÇİN; insanların temel ilke ve özellikleri; etkili insan ilişkileri ve davranış biçimleri; iletişim ve izlenim, olumlu düşünme ve davranma, konuşma ve dinleme; eleştirme, tartışma ve anlaşma, insanları etkileme ve ikna etme, takdir ve iltifat; başarı, sevgi ve mutluluk yol ve yöntemleri BU KİTAPTA ayrıntılı biçimde örnek ve örnekolaylarla anlatılmıştır.
İNSANLARIN TEMEL İLKE VE ÖZELLİKLERİ
İnsan düşünce, inanç ve duygularıyla; konuşma ve davranışlarıyla insandır. (N. A.)
İnsan yeryüzünde en güzel, en mükemmel, en şerefli varlıktır. Tanrı insanı varlıklar içinde en güzel ve en mükemmel şekilde yaratmıştır. Bu yüzden insan Tanrı’nın en mükemmel eseridir. Tanrı’nın güzellik ve özellikleri insanda özetlenmiştir.
İnsan, sosyal bir varlık olarak davranışlarıyla, düşünce ve inançlarıyla insandır. Her insan toplumda diğer insanlarla birlikte uyum ve işbirliği içinde yaşar.
Bütün insanlarda olması gereken temel ilke ve değerler vardır. Bu ilke ve değerler;1) Doğruluk ve Dürüstlük. 2) Hakkaniyet ve Adalet. 3) Onur ve İtibar. 4) Hak ve Özgürlüktür. Ayrıca, her insanın kişilik özellikleri vardır: Karakter Sahibi Olmak. Ahlak Sahibi Olmak. Doğru ve Dürüst Olmak. Adil Olmak. Güvenilir Olmak. Sır Saklamak. Tutarlı Olmak. Sözünde Durmak. Anlayışlı, Alçakgönüllü ve Hoşgörülü Olmak. Olumlu, Uyumlu ve Geçimli Olmak. Ölçülü ve Dengeli Olmak. Objektif Olmak (Önyargılı Olmamak). İnsanlarla Barışık Olmak. Kin Tutmamak. Kimseye Küs ve Dargın Olmamak. Bağışlayıcı (Affedici) Olmak. Düzenli ve Düzeyli Yaşamak. Bu ilke ve özellikler Kitapta ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
İNSANLARIN PSİKOSOSYAL ORTAK ÖZELLİKLERİ
Dünyada her insanın yaratılışı, kişilik yapısı ve davranışı farklıdır. Her insan ayrı bir dünyadır. İki insan aynı şeye baktıklarında farklı şeyler görür, farklı yorum yaparlar. Çünkü her insanın eğitimi, bilgisi, birikimi, duygu ve inancı; algılama ve yorumlaması farklıdır. Bu yüzden iki insan karı-koca veya kardeş olsalar da birbirinden farklıdır.
Toplumsal ve kurumsal yaşamda başarılı ve mutlu olabilmek; insanlarla olumlu diyalog kurabilmek; insanlar üzerinde etkili olabilmek için insanların doğal yapısındaki düşünsel, duygusal ve davranışsal özellikleri ve çelişkileri (farklılıkları) bilmek gereklidir. Her insan birbirinden farklı olmakla birlikte, insanların birbiriyle anlaştıkları ortak özellikleri de vardır. Örneğin insanın yaşı, statüsü, eğitimi, işi, mesleği; duygusu, inancı, amacı farklı olsa da; kişi cahil ya da âlim; Türk ya da Japon; Müslüman, Hıristiyan, Budist ya da ateist olsa da bütün insanlar sevilmekten, övülmekten, takdir edilmekten hoşlanır; tenkit ve şikâyet edilmekten hoşlanmazlar. Her insan kendini haklı, önemli ve üstün görür. Her insan iş ve toplum hayatında ilgi ve saygı görmek, itibarlı olmak ister. Bu yüzden insanlar fizik ve kişilik olarak farklı olsalar da psikososyal olarak insanların ortak özellikleri vardır. Bu nedenle insanlar birbirleriyle anlaşır ve dost olurlar; birbirlerini sever, evlenirler.
Kadınların ve erkeklerin farklı özellik ve üstünlükleri vardır. Ancak kadınlar duygularıyla, inançlarıyla, sezgileriyle erkeklerden daha üstün ve güçlüdürler. Bütün kadınlar dokunsal, işitsel ve görseldir. Ancak her kadında bu ögelerin önem derecesi farklıdır. Kimi kadınlar birinci derecede işitseldir. Kendisinin çok güzel olduğunu; giydiği elbisenin çok yakıştığını duymaktan hoşlanırlar. Kimi kadınlar gezmekten, alışverişten; hediyeden hoşlanırlar. Kimi kadınlar dokunsaldır. Öpülmekten, sevilmekten hoşlanırlar. Bu yüzden görsel bir kadına ‘çok güzelsin’ demenin fazla önemi yoktur. Görsel bir kadın gezmek, alışveriş yapmak, her şeyi almak ister…
İNSAN İLİŞKİLERİ
Yaşam insan ilişkilerinden oluşan sosyal bir sistemdir. (N.A.)
İnsan ilişkileri; kişinin eğitimi, bilgi ve birikimi; düşünce, duygu, inanç ve alışkanlıkları sonucunda ortaya çıkan doğal ve sosyal davranış biçimleridir. Yaşam insan ilişkileriyle önemli ve anlamlıdır. Ancak her insanın davranış biçimi farklıdır. Davranışlar insanın iç varlığının dışa yansıyan görüntüsüdür. Her davranışın bir anlamı ve mesajı vardır.
Batı’da insan ilişkileri biçimseldir ve çıkara dayalıdır Kişinin çıkarı varsa size selam verir, yoksa bakmadan geçer. Türkiye’de kırsal kesimde insan ilişkileri çok samimidir. Herkes selamlaşır. Kentsel yaşamda ise, apartmanda asansörde bile selam almaz, vermezler. Ankara’da, İstanbul’da insanlar oturdukları apartmanda komşularını; çalıştığı kurumda iş arkadaşlarını tanımıyorlar.
Sosyal yaşamda, yönetim ve iş hayatında insan ilişkilerini geliştirme becerileri şunlardır: 1. Güler Yüzlü ve Sempatik Olmak. 2. İyi Niyetli ve Temiz Kalpli Olmak. 3. İnsanlara Örnek Olmak. 4. İnsanları Tanımak ve Anlamak. 5. Bilgili, Görgülü, Kültürlü Olmak. 6. İnsanların Sevgisini, Saygısını, Güvenini Kazanmak. 7. İnsanlarla İyi İlişki ve iletişim Kurmak.
İNSAN İLİŞKİLERİNDE ETKİLİ DAVRANIŞ YÖNTEMLERİ
İnsan yaşamı her toplumda doğumdan ölüme kadar örf âdet, saygı, görgü ve nezaket denilen ve toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul edilen davranış kurallarıyla düzenlenmiştir. Toplum içinde yaşayan her insan bu kurallara uymak ve uygun davranmak durumundadır. Bu yüzden hiç kimse toplumsal hayatta % 100 bağımsız ve serbest değildir. Zira her insan evde annesinin/babasının ya da eşinin; sosyal alanda toplumun kurallarına; kamusal ve kurumsal alanda da resmî kurallara uymak durumundadır. Aksi takdirde kişi toplumda ayıplanır, kınanır ve dışlanır; çalıştığı kurumda uyarılır ve cezalandırılır. Bu yüzden her insan ailesine, topluma ve çalıştığı kuruma uymak ve uygun davranmak zorundadır.
Bütün kurumlarda yürütülen tüm iş, işlem ve etkinlikler insan ilişkileriyle yürütülür. Çalışma yaşamının dörtte üçü insan ilişkileriyle geçer. Zira kurumsal yaşamda astlarla, üstlerle, çalışma arkadaşlarıyla ve vatandaşlarla olan ilişkilerin tümü insan ilişkisidir. İki insanın var olduğu yerde ilişki ve iletişim vardır. İlişki ve iletişimin niteliği sosyal ve kurumsal yaşamda mutluluğu ve başarıyı etkiler. Bu yüzden, hayatta mutluluk ve başarı büyük ölçüde insan ilişkilerine bağlıdır.
Sosyal yaşamda, yönetim, siyaset, ticaret ve iş hayatında etkili ve başarılı olmanın davranışsal yöntemleri kitapta ayrıntılı olarak örneklerle anlatılmıştır.
İLETİŞİM SANATI
Başarılı ilişki ve iletişimin temelinde sevgi, saygı, nezaket, anlayış ve hoşgörü vardır. (N. A.)
İletişim yaşamaktır. İletişim hayatta en önemli ihtiyaç iletişimdir: Bakmak, dokunmak, konuşmak, dinlemek, susmak ve hiçbir şey yapmamak dahi iletişimdir. Örneğin, sizi gördüğü halde size selam vermeyen kişi, “seni önemsemiyorum” mesajı verir. İletişimde mesajların % 35’i sözlü, % 65’i sözsüz yollarla aktarılır.
Her insanın kendine özgü iletişim tarzı vardır. Zira her insanın konuşma tarzı, sesi, mimik ve hareketleri farklıdır. İki kardeşin bile iletişim tarzı farklıdır. İnsan ilişkilerinde iletişim 5 duyuyla yapılır. İletişimde her duyu organı % 20 etkilidir. İletişim sadece görsel olarak tek duyuyla gerçekleştiğinde % 20; 3 duyuyla gerçekleştiğinde % 60; 5 duyuyla gerçekleştiğinde % 100 etkili olur. Kişi, gördüğü kişiyle tokalaştığında ve konuştuğunda, onunla görsel, dokunsal ve işitsel olarak iletişim kurmuş, % 60 etkili olmuş olur. Gördüğü kişiyle tokalaştığında, konuştuğunda ve yanaktan öpüştüğünde; görsel, işitsel, dokunsal, tatsal ve kokusal olarak 5 duyuyla iletişim kurmuş ve % 100 etkili olmuş olur. Zira bakmakla, kişi tanınır; selamlaşmakla güven duyulur; tokalaşmakla samimiyet oluşur; öpüşmekle sevgi ve dostluk köprüsü kurulur.
İZLENİM (İMAJ) SANATI
İmaj, kişinin başkalarının zihinlerinde bıraktığı izlenimdir. Günümüzde bütün sanatçılar, politikacılar, yöneticiler, iş ve ticaret adamları olumlu ve etkili imaj oluşturma çabası içindedirler. Çünkü başarının % 80’i olumlu ve etkili imajdır. Ancak imaj oluşturmak bir takım yapay ve yapmacık davranışlarla insanları kandırmak değil; kendini doğru ve etkileyici şekilde ifade etmek, gerçek kimliğini ve kişiliğini açığa çıkarmak, sahip olduğu özelliklerini olumlu ve etkili biçimde dışa yansıtmaktır. Kişi daima imajıyla dikkat çeker; zihinlerde yer eder. Her liderin bir imajı vardır: Atatürk’ün keskin bakışı ve duruşu, Demirel’in fötr şapkası, Özal’ın kalemi ve selamı, Çiller’in fuları ve el sıkması, Mesut Yılmaz’ın kalın dudağı ve ağır konuşması; Erbakan’ın Versace sarı kravatı, Bahçeli’nin kolalı gömleği, kruvaze ceketi; Kılıçdaroğlu’nun çizgili gömleği ve köylü kasketi; Tayyip Erdoğan’ın boyu ve yürüyüşü; Rahmi Koç’un ceket yakasındaki kırmızı karanfili.
TAKDİR VE İLTİFAT SANATI
İnsan doğasındaki en derin arzu takdir edilmek; ikinci arzu sevilmektir. (William James)
Samimi ve iyi niyetli takdir ve iltifat insanın ruhunu okşar. Samimi olmayan yapmacık takdir ve iltifat kişiyle alay etmektir. Bu durumda kişi tepki gösterebilir; iş ve ilişkiler olumsuz etkilenebilir. Her insanın takdir edilecek güzel, iyi ve üstün bir yönü (özelliği) vardır. Önemli olan onu görmek ve dile getirmektir.
İltifat daima samimi ve içten olmalıdır. İnsana yapılan iltifat insanın içini ısıtır, ruhunu okşar; insanı mutlu ve onore eder. Kişi fark edildiğini ve beğenildiğini anlar. Kişinin kendisine ve size olan güveni, sevgi ve saygısı artar.
Bütün insanlar aldıkları maaş/ücret, kazandıkları para kadar haysiyet ve şereflerine de önem verirler ve önem verilmesini isterler. Bu yüzden dünyada şerefli ve itibarlı olmak zengin olmaktan daha önemlidir. Nice zengin insan vardır ki, toplum içinde itibarı yoktur; zengin olmayan nice insanlar vardır ki, itibarları vardır.
OLUMLU DÜŞÜNME VE DAVRANMA SANATI
Duygu ve düşünceler insanı “insan” yapan ögelerdir. Davranışlarımızı ve hayatımızı duygu ve düşüncelerimiz oluşturur. İyi ve güzel şeyler düşünürsek iyi ve mutlu oluruz. Kötü şeyler düşünürsek kötü ve mutsuz oluruz. Hastalığı düşünürsek hasta; başarıyı düşünürsek başarılı oluruz. Hayatta insanı mutsuz eden, hasta eden etken olumsuz duygu ve düşüncelerdir. Kişi mutlu, huzurlu, sağlıklı ve başarılı olabilmek için nefret, kin, öfke, üzüntü, kıskançlık gibi olumsuz duygu ve düşüncelerden arınmalıdır. Olumsuz duygu ve düşünceler ruhsal ve fiziksel sağlığı ve mutluluğu yok eder. İyilik, şefkat, sevgi gibi olumlu duygu, düşünce ve tutumlar ise insanı mutlu eder. İnsan beyni günde 70 bin düşünce üretir. Kişi en çok neyi düşler, hangi düşünceyi çok üretirse onu gerçekleştirir. Örneğin; simitçi olmak isterseniz simitçi olursunuz, fabrikatör olamazsınız. Genel müdür olmak isterseniz genel müdür olursunuz, milletvekili olamazsınız.
Olumlu düşünme ve davranmanın temelinde ilke olarak sevgi, inanç, özgürlük, iyimserlik vardır.
KONUŞMA SANATI
İnsanların kendini anlatması ve insanlarla anlaşması konuşmakla başlar. Konuşma sanatını bilen kişiler insanlarla iyi ve etkili ilişki ve iletişim kurar; iş hayatında da başarılı olurlar. Çünkü iyi, güzel ve etkili konuşmak iş hayatında başarının anahtarıdır. Bu yüzden etkili, iyi ve güzel konuşma ilke ve yöntemlerini bilmek ve konuşma becerilerini geliştirmek gereklidir. Günümüzde güzel ve etkili konuşan hatip lider Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal eleştiri ustasıdır; kızdığı zaman çok etkili konuşur. Yılmaz Karakoyunlu ve Bülent Arınç güzel ve düzgün konuşurlar.
Konuşma becerisini geliştirme ve topluluk önünde güzel ve etkili konuşma yöntemleri şunlardır (Bu yöntemler kitapta ayrıntılı olarak belirtilmiştir): Dinleyicileri tanımak. Konuşmaya hazırlanmak. Uygun giyinmek. Kendinizi tanıtmak. Vurucu bir girişle başlamak. Konuşmada araç, belge ve rakamlar kullanmak. Dinleyicilerle iletişim kurmak. Konuşma sırasında hareket etmek. Sesi, mimik ve jestleri etkili kullanmak. Olumlu, etken ve kısa cümleler kurmak. İlgi ve dikkat çekmek. Dinleyicileri motive etmek. Amaç, yarar ve çıkarlara; duygu ve inançlara hitap etmek. Uygun dil ve üslupta konuşmak. Soruları cevaplandırmak. Sözlü ve sözsüz mesajları dikkate almak. Zamanı iyi yönetmek. Konuşmayı başarıyla bitirmek.
Dinleyiciler üzerinde olumlu, etkili ve kalıcı bir izlenim bırakmak için konuşmanın sonunda dinleyicilere kompliman yapılmalı; konuşma hoş bir espriyle veya ümit, başarı, zafer, mutluluk ifade eden güzel sözler ve iyi dileklerle bitirilmelidir. Konuşmayı güzel bitirmek dinleyicileri kahkahaya boğmak veya alkışlanmak demektir.
DİNLEME SANATI
İletişim dinlemekle başlar. Dinlemek de bir beceridir. Kişi dinlemeyi bilmelidir. Dinlemek aynı zamanda saygı ve nezakettir. Genel kural bir konuşmak, iki dinlemektir. Çünkü Tanrı konuşmak için bir ağız, dinlemek için iki kulak vermiştir. Bunun anlamı “bir konuş, iki dinle” demektir. Bu yüzden kişi % 66 dinlemeli, %34 konuşmalıdır.
İnsanların en büyük arzularından biri başkaları tarafından dinlenmektir. Bütün insanlar kendini dinleyen insanı severler. Herkesin kendisini dinleyecek birilerine ihtiyacı vardır.
Etkili ve başarılı insanların en önemli özelliği iyi bir dinleyici olmalarıdır. İyi dinlemek ve iyi bir dinleyici olmak için sakin ve rahat olmak, zihninizi boşaltmak, dinlemeye karar vermek; söylenenleri iyi duymak ve anlamak; kişiyle ve/veya konuyla ilgili olmak, konuya odaklanmak; kişiden ve konudan yararlanmak gereklidir.
ELEŞTİRME SANATI
Eleştiri bir sanattır. Bu yüzden eleştirme yöntemlerini bilmek gereklidir. Eleştiri, bir insanın görüş ve düşüncelerini, tutum ve davranışlarını, bir konunun doğru ve yanlış yanlarını ortaya koymak amacıyla yapılan değerlendirmedir. Düşünmeden, incelemeden, objektif olarak değerlendirmeden eleştiri yapılmamalıdır. Olumsuz eleştiri yıkıcı, onur ve gurur kırıcıdır; insanı kötülemek ve ona düşmanlık etmektir. ABD Başkanlık seçimi öncesinde yapılan tartışmada Başkan adayı Mondale, Reagan’ın yaşlılığının büyük sorun yaratacağını ileri sürdü. Reagan cevabında, “Rakibinin gençliğini ve tecrübesizliğini gündeme getirmek istemediğini” belirtti ve başkanlık yarışını kazandı.
Yapıcı ve olumlu eleştiri her zaman yararlıdır; eksik ve hataları düzeltmenin ve gelişmenin etkenidir. Günlük sosyal yaşamda ve iş ortamında olumlu ve yapıcı eleştiri yöntemleri şunlardır:
- İnsanlar başkalarının yanında eleştirilmemelidir.
- Bir kişiyi veya işi eleştirebilmek için onun düzeyinde, statüsünde, yaşında olmak ve o işi/konuyu bilmek gereklidir.
- Bir kişinin davranışını ya da işini eleştirmek için önce kendisinden izin alınmalıdır.
- İnsanların kimliği ve kişiliği eleştirilmemeli; hatalı söz ve davranışları ya da yaptıkları işler eleştirilmeli ve öneri getirilmelidir. Öneride bulunmadan eleştirmek iyi niyetli olmamak demektir.
- İş ortamında üstler, sosyal yaşamda büyükler ve hanımlar eleştirilmemelidir.
TARTIŞMA VE ANLAŞMA SANATI
İnsanları birleştiren duyguları, ayıran fikirleridir.
İnsanlarla anlaşabilmek için onların kişiliklerine ve fikirlerine saygılı olmak gereklidir. (N. A.)
İnsanlar bir arada yaşayan arkadaş, kardeş, karı-koca olsalar; iyi niyetli, anlayışlı ve hoşgörülü olsalar da, her insanın kişiliği, eğitimi, deneyimi, yeteneği, duygusu, inancı, amacı, bilgisi ve görgüsü farklı olduğu için, aralarında tartışma, anlaşmazlık ve çatışma çıkması doğaldır. Önemli olan tartışmanın insanca, saygı ve hoşgörü içinde, iyi niyetle, samimiyetle ve nezaketle yapılmasıdır. Çünkü insanlar başkalarıyla birlikte yaşamak, çalışmak ve iş yapmak için anlaşmak zorundadırlar. İnsanlar anlaştıkları zaman birlikte iş yapar; arkadaş olur, evlenir, karı-koca olur; mutlu ve başarılı olurlar.
Bir tartışmanın yapıcı, yararlı ve olumlu olabilmesi için aşağıdaki yöntemler uygulanmalıdır:
- Tartışma uygun zamanda, sakin bir durumda ve ortamda yapılmalı; öfkeli, sinirli, üzgün iken tartışma yapılmamalıdır. Konfüçyüs der ki: Öfkeli insanın içi zehir doludur.
- Kişi bilgili ve deneyimli olduğu konuda tartışmalı; bilmediği konuda dinleyici kalmalıdır.
- İnanç konularında (dinî konularda) tartışmaktan kaçınmalıdır. Çünkü inançlar tartışılmaz.
- Farklı siyasi, dinî, felsefi ve ideolojik görüş ve düşünceden olan bağnaz kişiyle tartışma yapılmamalıdır.
- Tartışmada karşı tarafın kişiliğine; inanç ve düşüncelerine saygılı olmak temel ilkedir.
- Tartışmada en önemli ilke çözüm ve öneri üretmektir. Çözüm ve öneri üretmeyen kişi anlaşma sağlayamaz.
- Anlaşmanın yöntemi ortak yol, ortak konu bulmaktır. İnsanlar ancak ortak konularda anlaşma sağlarlar.
- Tartışmada her iki tarafın kazanması; tartışmanın anlaşmayla sonuçlanması için uygulanması gereken en önemli ve etkili yöntem, kazan - kazan yaklaşımıdır.
- Tartışma sonunda kapı açık bırakılmalı; Başbakan Erdoğan gibi: “Davos benim için bitmiştir” deyip gitmemelidir.
İNSANLARI ETKİLEME VE İKNA ETME SANATI
Dünyada etkilemenin en önemli silahı, bir insana samimi olarak iltifat etmektir. (Scott Witt)
İnsanları etkileme ve ikna etme iş ve yönetim hayatında, özellikle mal ve hizmet sunumunda, pazarlama ve satışta; sosyal ve siyasal yaşamda çok önemlidir. İnsanları etkileme ve ikna etme düşünce, görüş ve önerileri başkalarına kabul ettirme ve inandırma demektir. İnsanları ikna etmek için açık, samimi ve dürüst olmak; karşı tarafa güven vermek, etkili bir ses tonuyla konuşmak, vücut dilini doğru ve etkili kullanmak; savunduğunuz konunun gerçek, etik ve yasal olmasına dikkat etmek; kişiye ve topluluğa saygılı olmak gereklidir.
İnsanları etkilemek ve ikna etmek için uygulanan yöntemler şunlardır. Bu yöntemler kitapta ayrıntılı olarak açıklanmıştır: İnsanlara Güvenmek ve Güvenilir Olmak. Kendinizi Tanıtmak. Uygun Giyinmek ve Uygun Davranmak. Örnek Olmak. Güzel Konuşmak. Vücut Dilini Uygun ve Etkili Kullanmak. Olumlu ve Etkili İletişim Kurmak. Uzmanlık Alanında ya da İlgi Alanında Konuşmak. İlgi, Saygı ve Yakınlık Göstermek. Açık ve Samimi Olmak. Paylaşmak. Farklı Olmak. İlgi ve Dikkat Çekmek. Kişiyi Tanımak. Motive Etmek (Cesaretlendirmek). Takdir Etmek. İnanç ve Duygulara, Amaç ve Çıkarlara Hitap Etmek. İnsanda Önemli Olduğu Duygusu Yaratmak, Önemli Olduğunu ve İhtiyaç Duyulduğunu Kendisine İnandırmak. Kişinin Kendini Kanıtlamasını Sağlamak. İhtiyaçlarını Karşılamak. İkramda Bulunmak veya Hediye Vermek. Vaatte Bulunmak. Soru Sormak ve “Evet” Cevabı Almak. Tehdit Etmek, Korkutmak.
BAŞARI SANATI (BAŞARININ ALTIN KURALLARI)
Başarılı insan, olumlu düşünen ve çözüm üreten; başarısız insan, olumsuz düşünen ve sorun üreten kişidir (N. A.)
Başarılı olmak için bilgili olmak ve çok çalışmak yeterli değildir; beceri ve birikim de gereklidir. Hayatta başarının birçok yolu vardır. Samuel Smiles dünyada başarılı 900 kişinin yaşamını incelemiş, bunların başarılarının sırlarını 4 maddede toplamıştır: (1) Fakir olmak. (2) Çok çalışmak. (3) Büyüklere yakın olmak. (4) Şanslı olmak. (Çünkü başarısız insanlar şanssız olduklarını söylemişlerdir.) Ayrıca, başarılı olmak için kişinin belirli bir amacı ve hedefi olması da gereklidir. Mümin Sekman’a göre, başarılı olmak için dürüst, güvenilir, kişilik ve kariyer sahibi olmak; doğru yerde olmak, doğru işi yapmak ve işi “doğru” yapmak gereklidir. Çünkü başarının %50’sini kişilik sahibi olmak; %35’ini zeki, bilgili, becerikli ve deneyimli olmak; %15’i de çok çalışmaktır. Bu yüzden başarı, dürüst ve güvenilir kişilik ve kariyer ile bilgi, birikim, beceri; etkili iletişim, etkin çaba ve çalışmanın sonucudur.
Hayatta başarılı olmak için bilinmesi ve uygulanması gereken temel kural ve koşullar kitapta ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bunlar: 1) Büyük Düşünmek. 2) Hedefi Olmak (Başarı ve Sonuç Odaklı Olmak). 3) Kendini İyi Yetiştirmek; Bilgili ve Kültürlü Olmak. 4) Olumlu Düşünmek. 5) Kendine Güvenmek ve Başarıya İnanmak. 6) Kişilik Sahibi (Dürüst) Olmak. 7) Cesur, İnançlı, Hırslı ve Kararlı Olmak. 8) Beceri ve Birikime Sahip Olmak. 9) Farklı İş Yapmak. 10) İşi Sevmek ve İyi İş Yapmak. 11) Planlı, Programlı; Düzenli ve Disiplinli Çalışmak. 12) Risk ve Sorumluluk Almak. 13) Hatalardan Ders Almak, Tecrübe Kazanmak. 14) Büyüklere Yakın Olmak (Çevresi Olmak). 15) İnsanlarla İyi ve Etkili İlişki ve İletişim Kurmak. 16) Güzel ve Etkili Konuşmak. 17) Kendini Olumlu Tanıtmak. 18) Şanslı Olmak. 19) Başarıyı Paylaşmak.
Ege Bölgesi Sanayi Odası II. Başkanı, başarılı iş adamı İbrahim Gökçüoğlu’nun üniversiteli gençlere iş hayatında başarılı olmaları için öğütleri şunlardır (EBSO Dergisi, Haziran 2009, Sayı - 79): 1) Kendinize mutlaka bir HEDEF seçin ve ona ulaşmak için GAYRET EDİN. 2) Sıradan kişi değil; FARKLI KİŞİ OLUN. 3) Mesleğinizde ZOR OLAN İŞİ (BRANŞI) SEÇİN ve onu tam olarak ÖĞRENİN. 4) Kendinizi iyi YETİŞTİRİN. 5) Mesleğinizi ve işinizi SEVİN ve severek çalışın. 6) Araştırıcı, meraklı ve CESARETLİ OLUN. Yanlış yapmaktan KORKMAYIN. 7) Kurumunuza/Şirketinize ve üstlerinize BAĞLI (SADAKATLİ) VE UYUMLU OLUN. 8) Mutlaka YABANCI DİL ÖĞRENİN.
7 yaşında babasını kaybetti. 10 yaşında okulda hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı. 24 yaşında tutuklandı. 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı. 25 yaşında sürgüne gönderildi. 30 yaşında doğduğu şehir işgal edildi. Kendisi aylarca işsiz kaldı. 37 yaşında böbrek hastası oldu. 2 ay Viyana’da hastanede yattı. 38 yaşında toplantıda giyeceği bir tek sivil elbisesi yoktu. Cebinde 80 lirası vardı. Bu yaşta görevinden alındı, tutuklama emri çıkarıldı. 39 yaşında idam cezasına çarptırıldı. 42 yaşında devlet kurdu ve Cumhurbaşkanı oldu: M. Kemal Atatürk.
SEVGİ VE MUTLULUK SANATI
Sevgi ve mutluluk eşte, işte ve içte saklıdır.
Mutlu yaşamanın temel ilkesi sevgi, saygı, hoşgörü ve barıştır. (N. A.)
Sevgi beyinde üretilir, kalpte beslenir, dilde ifade edilir. Bir insana sevdiğinizi söylemek onu mutlu etmektir. Sizi seven ve size sevdiğini söyleyen kişi sizin için en değerli insandır. Her insan sevildiğini bilmek ister. İnsanın hayatta en mutlu olduğu an sevildiği andır. Seven ve sevilen insan mutludur. Hayat sevgi ve mutluluk üzerine kurulmuştur. İnsanlarda olduğu gibi bütün yaratıklarda; çiçeklerde, ağaçlarda ve hayvanlarda sevmek ve sevilmek temel bir arzu ve ihtiyaçtır. Her varlık sevmeye ve sevilmeye muhtaçtır. Bütün insanlar sevmek, sevilmek, mutlu olmak için yaşarlar. Yaşamın amacı sevmek ve mutlu olmaktır. Ancak kendilerine fazla yoğunlaşan, bencil olan, kendilerini başkalarıyla mukayese eden, hırslı, doyumsuz ve olumsuz insanlar mutsuzdurlar. Buna karşın yetinmeyi, şükretmeyi, sevmeyi, takdir etmeyi bilen insanlar mutludurlar.
Hayatta sağlıklı ve mutlu olmanın ilke ve yöntemleri şunlardır: 1) Olumlu Düşünmek. 2) İnsanlarla Olumlu İlişki ve İletişim Kurmak. 3) Yaratana İnanmak ve Şükretmek. Dua ve İbadet Etmek. 4) İnsanlara Yardım ve İyilik Etmek. 5) İyi Bir İşi ve Eşi Olmak. 6) İyi Giyinmek, İyi Beslenmek ve Kendine Önem Vermek (Bakımlı Olmak). 7) Spor Yapmak. 8) Sağlıklı Olmak. 9) Müzik Dinlemek. 10) Şarkı Söylemek. 11) Gülmek. 12) Stres Atmak.
EVLİLİK VE AİLE HAYATINDA DAVRANIŞ SANATI
Mutlu bir evlilik sevgi, saygı, anlayış ve hoşgörü içinde birlikte yaşama; sorumlulukları paylaşma; sorunları ve zorlukları birlikte aşma sanatıdır. Hayatta sağlıklı ve mutlu bir yaşam, mutlu bir evliliğe; mutlu bir evlilik de doğru ve uygun eş seçmeye bağlıdır.Dünyada iyi bir eşe sahip olmak, zengin olmaktan daha önemlidir.
Bir Erkeğin Seçtiği ve Evlendiği Kadın Ne İse, Kendisi de O’dur!
Her erkek annesinin evinde doğar ve yetişir; evlendiği kadının evinde gelişir. Bir erkek görgülü ve kültürlü bir kadınla evlenirse, kendisi de görgülü ve kültürlü olur; zengin ve asil bir kadınla evlenirse, zengin ve asil olur; temiz ve düzenli bir kadınla evlenirse temiz ve düzenli olur; klasik müzik dinleyen bir kadınla evlenirse, klasik müzik; arabesk müzik dinleyen bir kadınla evlenirse, arabesk müzik dinler; dans eden bir kadınla evlenirse, dans eder; kitap okuyan bir kadınla evlenirse, kitap okur; dindar bir kadınla evlenirse, dindar olur. Bir erkek seçtiği ve evlendiği kadın neyse o olur. Çünkü her kadın evlendiği erkeğin yaşam tarzını değiştirir. Kadın erkeği sefil de eder, sefir de; rezil de eder, vezir de.
Kadınlar genel olarak, evlenmek istedikleri erkeklerde dürüstlük, olgunluk, bilgi ve zekâ, samimiyet, görgü ve nezaket, iyi bir iş ve gelir, ev ve araba isterler. Ünlü şarkıcı Gönül Yazar evlenmek istediği 8. erkeğin, “50-55 yaşlarında, temiz ve bakımlı, eline-yüzüne bakılır olmasını; yabancı dil bilmesini, koton gömlek giymesini, ayakkabı ile kemerinin aynı renk olmasını, çok zengin olmamasını istemektedir” (Milliyet, 19.4.2005).
Evlilik yaşamında huzurlu ve mutlu olmak için uygulanması gereken yöntemler ile evlilikte ortaya çıkan anlaşmazlık ve çatışma nedenleri; bu anlaşmazlık ve çatışmalarda uygulanması gereken anlaşma yöntemleri kitapta belirtilmiştir. Evlilik hayatında anlaşmazlık ve çatışmaları önlemenin en önemli, etkili ve geçerli yöntemi, “haklısın hayatım” demektir.
Hayatta anne-baba olmak mucizedir; çocuk da bir mucizedir. Çocuk ailede mutluluğun temelidir. Evlilik çocukla süslenir, zenginleşir ve ebedileşir. Bir ailenin ne kadar çok çocuğu varsa o kadar mutlu ve zengin demektir. Çocuğun yetişme ve gelişmesinde ailenin büyük etkisi vardır. Her çocuk anne ve babasının eseridir; genetik olarak %50 anne ve/veya babasına çeker. Davranışları, huyları, hastalıkları bile.
Her ailede çocukların anne ve babasıyla ilişkileri farklıdır. Özellikle ergenlik ve gençlik dönemlerinde çocuklar ile anne-baba arasında anlaşmazlık ve çatışma vardır. Bu dönemde çocuklara anlayışlı, hoşgörülü olmak; ailede sorumlulukları paylaşmak gereklidir.
İnanıyorum ki;
İnsan Sanatı’nı okuduğunuzda kendinizi %100 geliştirmiş olacaksınız.
Bunun sonucunda, iş hayatınızda ve sosyal yaşamınızda mutlaka olumlu bir gelişme olacaktır.
Sizin de, mutlu ve başarılı olmanız en içten dileğimdir. (Nihat AYTÜRK)
Başa Dön
|